‘Sahte çürük raporu’ davası, sivil mahkemeye gönderildi
Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun 4 Şubat’ta verdiği ‘Sivillerin asker kişilerle müştereken veya tek başlarına işledikleri suç, Askeri Ceza Kanunu’nda yer alsa dahi yargılama görevinin sivil mahkemelere ait olacağı’ şeklindeki kararın ardından sivillerin askeri mahkemede yargılanması sona erdi. Sahte çürük raporu davası kapsamında 159 yükümlünün bulunduğu belirtiliyor. Sivillerin dosyaları sivil mahkemelere gönderiliyor.
Askere gitmek istemeyenlere sahte çürük raporu temin edenler ile rapor alarak askere gitmeyen 35 kişinin Hava Kuvvetleri Askerî Mahkemesi’nde devam eden davası, sivil mahkemeye gönderildi. Bugün görülen duruşmada Askeri Mahkeme, Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun kararı doğrultusunda dosyanın görevsizlik kararı verilerek Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine oy birliğiyle karar verdi.
Hava Kuvvetleri Askerî Mahkemesi’nde, sahte çürük raporu temin edenler ile rapor alarak askere gitmeyen şahısların davasına devam edildi. Mahkeme başkanı, yoklama yaptıktan sonra duruşmaya geçmek istedi. Bu sırada söz alan Askeri Savcı Hava Hakim Üsteğmen Özgür Tüfekci, CMK’nın üçüncü maddesinde yapılan değişikliği hatırlatarak Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun konuya ilişkin verdiği kararı söyledi.
Kurulun ‘Sivillerin asker kişilerle müştereken veya tek başlarına işledikleri suç, Askeri Ceza Kanunu’nda yer alsa dahi yargılama görevinin sivil mahkemelere ait olacağı’ şeklinde karar verdiğini dile getiren Tüfekci, karar doğrultusunda askeri mahkemede yargılanan sivillerin dosyasının görevsizlik kararı verilerek Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.
Daha sonra Mahkeme Başkanı, sanık avukatlarına bu talebe ilişkin bir diyeceklerinin olup olmadığını sordu. Sanık Zülküf Altındaş’ın avukatı Ali Fahir Kayacan söz alarak konuya ilişkin iki defa görevsizlik talebinde bulunduklarını, ancak kabul edilmediğini belirtti. Askeri Savcının görüşlerine katıldıklarını anlatan Kayacan, daha önceki müracaatlarında konuyu detaylı anlattıklarını ifade etti.
Diğer sanık avukatları da askeri savcının talebini desteklediklerini belirttiler. Duruşmaya katılan sanık Orhan Doğanay ile tutuklu sanıklar Aytekin Demirtaş, Turgut Gündüz, Süleyman Eke de savcının talebini desteklediler.
Mahkeme heyeti, savcının talebini değerlendirmek üzere duruşmaya ara verdi. Aradan sonra mahkeme heyeti, Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun kararı doğrultusunda sivil şahısların dosyasının ayrılarak Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine oy birliğiyle karar verdi.
Bülent Atilla, Yalçın Dursun, Emre Özyılmaz, Levent Özcan ile eski Astsubay Aytekin Demirtaş’ın dosyaları ise suçu işledikleri tarihte askeri personel oldukları gerekçesiyle Hava Kuvvetleri Askerî Mahkemesi’nde kaldı. Şimdi askere gitmek istemeyenlere sahte çürük raporu temin edenler ile rapor alarak askere gitmeyenlerin davası Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’nde baştan görülmeye başlanacak.
İLK İDDİANAMEYİ HAZIRLAYAN ÜÇOK TUTUKLU
Sahte çürük raporu davasının ilk iddianamesini hazırlayan Hava Kuvvetleri Askeri Savcısı Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok ise ünlü ve zengin kişilere sahte ‘çürük’ raporu hazırlayan çetenin üyesi olmak suçundan tutuklanmıştı. Sanıklar, ‘Bamya’ kod adlı Hakim Üçok’un kendi davalarıyla irtibatının araştırılmasını talep etmişlerdi. Ancak bu talep kabul görmemişti.
Bir duruşmada Mahkeme Başkanı Havacı Kıdemli Albay Ahmet Erdem ile tutuklu sanıklardan Süleyman Eke arasında Hava Kuvvetleri Askeri Savcısı Hâkim Albay Ahmet Zeki Üçok konusunda tartışma yaşanmıştı. Süleyman Eke, “Ahmet Zeki Üçok’un çürük raporu nedeniyle tutuklu olduğunu biliyoruz. Burada görülen davada yine çürük raporuyla ilgili. İki dava arasında bir bağlantı var mı? Araştırılmasını istiyorum. 37 kişi savcıyla anlaşmış mıdır?” diye sormuştu.
Üçok’un sahte çürük raporundan değil ‘yağmaya azmettirmek’ suçundan tutuklu bulunduğunu dile getiren Kıdemli Albay Ahmet Erdem ise Eke ile tartışmaya girmeyeceğini belirterek, denilenleri kayda geçirmişti. Dava kapsamında 70 kişinin arandığı da ortaya çıkmıştı.
İddialara göre sahte çürük raporları eski astsubay Aytekin Demirtaş hazırlıyordu. Askeriyede çalışan memur Levent Özcan ise raporların teydini yapıp kesinleştiriyordu. Sanıklar, askere gitmek istemeyen vatandaşların çeşitli hastalıklarının olduğunu göstererek askeri hastanelerden sahte rapor aldığı belirtiliyor. Sağlam oldukları halde askere gitmeyen kişiler için ‘epilepsi hastası’, ‘akciğer tüberkülozu’ ya da ‘kalp hastası’ gibi sebepler gösteriliyor. Şahıslardan ise 5 ile 50 bin TL arasında bir ücret talep ediliyor.
Savcı Hava Hakim Yüzbaşı Evren May Doğru’nun hazırladığı iddanamede 10′u tutuklu toplam 35 sanıktan ‘Askerliğe elverişli olduğu halde askere gitmemek isteyenlere sahte rapor hazırlayan’ 14 sanık için 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası isteniyordu.
KANUN 2006 YILINDA DEĞİŞMİŞTİ
Sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmalarına sınırlama getiren Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek 2006 yılında yasalaşmıştı. Yasayla AB müktesebatının üstlenilmesine ilişkin Ulusal Programda öngörülen hedefler doğrultusunda anayasada yapılan değişikliklerle Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu hükümleri, askeri yargıya yansıtılmıştı.
Sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasına sınırlama getirilirken, sivillerin askeri yargıya tabi olduğu haller; barış ve savaş zamanına göre iki kategoride ele alınacak. Siviller, askerlerle birlikte işledikleri askeri suçlara ilişkin yargılamalar hariç olmak üzere, barış zamanında askeri mahkemelerde yargılanmayacak. Yasada, askeri mahkemelerin savaş zamanındaki yetkilerini düzenleyen hükümlerde ise değişikliğe gidilmedi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verdiği kararlar doğrultusunda, yargılamanın yenilenmesi için askeri mahkemelere başvurulabilecek.





