Bülent Arınç Diyarbakır'da

27 Ocak  2012 Cuma - 22:23

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TRT stüdyolarının açılışının ardından Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Diyarbakır teşkilatı ile bir araya geldiği yemekte, "Yüzyıllar boyu kendi kimlikleri ile doğmuş olanlara, hayır sen bu değilsin diyemeyiz, bu ahmaklığın ta kendisidir.

Biz bu topraklarda herkese saygı göstermeliyiz" dedi

Keyf-i Kebap yemek salonunda parti teşkilatı ile bir araya gelen Başbakan Yardımcısı Arınç, burada açıklamalarda bulundu. Arınç, Cumhuriyet dönemindeki en güçlü yatırımların kendi hükümetleri döneminde olduğunu söyledi. Milleti yıllardır ihmal edilen hizmetlerle buluşturduklarını ifade eden Arınç, bölgeye verilecek hizmetlerde hiçbir aksamanın olmadığını belirtti. Hizmetleri daha çok yapmaya devam edeceklerini aktaran Arınç, pozitif ayrımcılıkla bölgeye daha çok hizmet getireceklerini dile getirdi

Bölgedeki terör sorununa da değinen Arınç, "Yıllardan beri Türkiye`nin birikmiş sorunları var. Bu sorunları çözmek de bize nasip oldu. Türkiye`de toplumsal barışı kurduk. Çok şükür inanç, kimlik, kıyafet ayrımcılık yok. Hükümetimiz döneminde hepimiz kucaklaşıyoruz. Yeter ki terör olmasın, kan dökülmesin, sıkıntılar olmasın. Ama maalesef bunu devam ettirmek çabasında olanlar var. Terörü, sadece dişe diş mücadele ile zorla kuvvetle önlenmesinin mümkün olmayacağını biliyoruz. O olacaktır ama yanında diğeretkilerde olacaktır. Herkesin kimliğini söyleyebileceği bütün anayasal hakları kullanabilecekleri bir toplum meydana getirmek istiyoruz. Farklılıklar birbirimizi daha çok tanımamıza kucaklaşmamıza, terör bir sorun ise onu hazırlayan sebeplerin her biri ile bizim mutlaka bir yüzleşmemiz bir hesaplaşmamız gerekir. Dolayısıyla insanların kendilerini rahatlıkla ifade edebilecekleri kimliğini söyleyebilecekleri, bütün anayasal haklarını kullanabilecekleri bir toplum meydana getirmek istiyoruz. Son 40-50 yıldırher konu ayrımcılık haline getirilmiştir. Bazen Türk-Kürt, bazen doğulu-batılı ayrımı Türkiye`ye çok şey kaybettirdi. Herkes kendi düşüncesini ifadesini kullanmalıdır. Bize hoş gelmese bile, herkes düşündüğünü hukuk içerisinde ifade edebilmelidir. İfade özgürlüğüne ne kadar tarafsak, siyaseti kullanmak yerine şiddeti kullananlara tavrımız farklı olacaktır. Şiddeti terörü alet etmeyecek onunla ilgili bir baskı uygulamayacaksınız. İnsanların kişilik haklarına zarar vermeyeceksiniz" dedi

"BİZ BU TOPRAKLARDA HERKESE SAYGI GÖSTERMELİYİZ" Dönemlerinde terörle bulaşığı olmayan her masum fikre hoşlarına gitsin gitmesin daima serbestlik uyguladıklarını belirten Arınç, "Geçmişte, bu ülkede kendini Kürt olarak ifade etmek isteyen `benim kimliğim budur, ben bu ülkede yaşıyorum` diyenlere, `kendileri ifade ettirilmez vurun` denirdi. Kendisini ortaya konduğu zaman cezaevine gönderilirdi. O eski Türkiye`de olanlardı. Türkiye de yeni bir anlayış var. Dolayısıyla biz Türkiye`de yüzyıllar boyu bu kimlikle yaşamış ve doğmuş insanlara hiçbir şekilde`hayır sen o değilsin` diyemeyiz. Böyle demek akıllıca bir iş değil, ahmaklığın ta kendisidir. Biz bu topraklarda herkese saygı göstermeliyiz. Diyarbakır`ın tarihinde Ermeniler var, hala isimleri mevcut. Müzik dinlerken bu toprakların farklılıklarını da gördük. Herkes kendinden bir şey katmış. Elbette bir insanın `ben şuyum` diyebilmesi, Türkiye`de çok önemlidir. Sıkılı yumruk ile el sıkışılmaz. `Ben seni tanımıyorum` dediğiniz zaman karşılık olarak `ben de seni tanımıyorum` denir. Hayır dağda yürürkençıkan sestir, kendini kandırıyorsun. Bu yalanlarla Türkiye yıllarını kaybetti. Rabbim bile `ben size kabile kabile, şube şube yarattım. Yeter ki birbirinizi tanıyın` diye ayetinde buyurmuştur" diye konuştu. Hiç kimsenin doğarken anne babasının kim olacağına karar veremeyeceğini ifade eden Arınç şöyle devam etti: "Bu varlığı bize muştulanmış olmasını bilmemiz lazım. Hiç ayrımcılık olmadan bu ülkede huzur içerisinde yaşayacağız. Kanla, tehditle, baskıyla, şantajlarla ülkeyi yaşanmaz haline getirenlerle de mücadele ederiz. Diyarbakır`ın kimliği Müslüman bir kimliktir. Halid Bin Velid`i görüyoruz. 41 ismi sayılan sahabe var bu şehirde. Peygamberi görmüş, sohbet etmiş sahabe var bu şehirde. Bu Allah`ın bir lütfüdür. Sokaklarda kim ne bağırırsa bağırsın, Diyarbakır`ın bu kimliğini örtmeye kimsenin gücü yetmez Allah`ınizni ile. Kalkınmamızı arttıracağız. Ama bu bugünün değil. Geçmişten bu yana kalan sıkıntılardır. Herkes iş istiyor. Beni en acı duygulandıran olay terör ırkçılık belası ortaya çıktıktan sonra günde önceleri evinde 100 den fazla insanı barındıran onlara yemek veren insanların Ulu Cami`nin önünde dilenmeye başlamasıdır. O insanları o duruma getirenlere Allah lanet etsin." Emekliler hakkında da açıklamalarda bulunan Arınç, "Türkiye`de 9 milyon 600 bin emekli var. 92 katrilyon ödediğimiz para var. 2000`den önce emekli olanları düşündük. İntibak yasasında yüzde 60, 70, 75 oranları vardı. Ne kadar çok istifade edecekse ona karar verdik. Başbakanımız `yüzde 75` dedi. Biz dedik ki `bu kadar parayı bulabilecek miyiz?` O da `Allah büyük verdikçe veriyor` dedi. Maliye Bakanı kara kara düşünecek, bulacak, buluyor da. Bu ülkede en zor şey Maliye Bakanı olmak. Eskiden olsa 1 milyondolar borç bulabilmek için bu ülkenin Başbakanı Avrupa kapısına giderdi. Öldüler Allah rahmet eylesin. Yüz bulsalar Türkiye`ye müjde gönderirlerdi `1 milyon dolar kredi veriyoruz` diye. Biz bu yıl 1 milyar dolar fakir ülkelere yardım yapıyoruz. Eskiden böyle değildi. Havuzda biriken para birilerinin cebine girerdi. Şimdi yolsuzluk yok, yol var. 15 bin kilometre bölünmüş yol, denizin altından gidenler var, havadan gidenler var bunu biz yapıyoruz. Dış ülkelerde eksi 10 indirildi maaşlar, milletvekillerimaaşlarını alamıyor, 4 hükümet düştü 5. hükümet sırada. 13,5 katrilyon zorunlu tasarruf ödeyen hükümetiz biz. Bizden önce gelenle kasaya bakıyoruz, kasa boş. Fareler cirit oynuyor. Milletten toplamışlar bütçenin açıklarını ödemişler. `Bu milletten alınan bir emanettir, `bu parayı sonuna kadar ödeyeceğiz` dedik, 13,5 katrilyon para ödedik. Hiçbir borç bırakmayacağız. 20 milyar dolar IMF`ye para verdik" ifadelerini kullandı

"HERKES BİR GAYRET İÇİNDE, BU TERÖR DE OLMASA NELER GELECEK NELER" Organize sanayi bölgeleri hakkında da açıklamada bulanan Arınç, "Organize sanayi bölgesinde yer kalmadı Batman`da. Herkes bir gayretin içinde. Bu terörde olmasa, neler gelecek neler göreceğiz. Kamu yatırımlarını söylüyoruz. Yabancı yerli sermaye herkes Diyarbakır, Batman`da olacak. Biz yolumuzda dümdüz gidiyoruz. Yakın siyasi tarihimizde bu hükümetin kazandığı başarı kadar büyük kimse görmedi. Eski hükümetlerin, darbe olan hükümetlerin maruz kaldıklarının 500 misline biz maruz kaldık. Bize karşıgösterilen direnç, komplo onlara yapılsaydı; rüzgarından giderdi. 10 seneden beri bir tek Allah`tan korktuk. Geldiğimiz nokta bu. Türkiye`de, Diyarbakır`da da çıta yükseldi. Biz milletimize hizmet etmekle bunları alıyoruz. Hastaneler, yol, iş, özürlülere destek bize oy getiriyor. Biz efendi değiliz, biz hizmetkarız. En büyük destek sağlıktan geliyor. Hep hastanelere gidiyor geliyorum, 20`ye yakın ambulans uçağımız var. Devlet hastaneleri özel hastanelerden çok daha iyi hale geldi. Hastaların duaları varya, bu yeter. Bu hastaneleri geçmişte biliriz. Yerde yatanlar tomografi için 7 ay sonrasına gün alanlar vardı. Şimdi bunlar yok. İnsanlar `Allah sizden razı olsun, ne güzel iş yapıyorsunuz` diyor. 70 katrilyon para sağlığa verilen para. Benim yüzüme gülen bir doktor var mı dediğiniz zaman şimdi bunu buluyorsunuz. Birileri aydan aya kurultay yapıyor, birileri aydan aya hedefine ulaşıyor." Konuşmanın başında Arınç`a tablo hediye edildi. Arınç konuşmanın ardından Türk Hava Yolları`nın tarifeli uçağı ile Diyarbakır`dan Ankara`ya hareket etti.



Kaynak : İHA